Bul

Diyetkolik'i telefonunda kullan

sitede bul

Anti-İnflamatuar Beslenme

Diyet 20.10.2021

Anti-inflamatuar beslenmenin ne olduğunu ve nasıl uygulandığını küçük ipuçlarıyla anlatıyoruz.
Anti-İnflamatuar Beslenme

Anti inflamatuar beslenme ya da diğer bir deyişle inflamatuar karşıtı beslenme bir çeşit Akdeniz diyeti olarak tanımlanabilir. Bu beslenme çeşidini açıklamadan önce “İnflamatuar”ın ne olduğunu anlayarak başlayalım. İnflamasyon, vücudun kendisini korumak için verdiği bir tepkidir. Bu tepki enfeksiyonlara, yaralanmalara ve hastalıklara karşı verilir. Vücudun bu tür rahatsızlıklara karşı geliştirdiği kızarıklık, şişkinlik, ağrı gibi tepkiler kısa süreli inflamasyonda görülür. Kronik inflamasyonda ise herhangi bir belirti göremeyebilirsiniz. Yani bu tür inflamasyon oldukça sessiz bir biçimde ilerleyebilir. Birçok durumda olduğu gibi inflamasyon da ilerlediğinde ciddi hastalıklara davetiye çıkarmış olursunuz. İşte inflamasyonun fazlasından kurtulmak ve çeşitli hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmek için anti inflamatuar diyet uygulanır. 

Anti İnflamatuar Beslenme Nedir? Ne İşe Yarar?

İlk bakışta korkutucu bir durummuş gibi görünse de inflamasyon aslında vücut için oldukça gereklidir. Vücudun kendini koruması ve hastalıklara karşı savunması için önemli olan inflamasyonun iki çeşidi vardır. Biri kısa süreli, akut inflamasyon; diğeri ise kronik inflamasyondur. Kronik inflamasyon vücut için biraz zararlı olabilir. Uzun süren bu rahatsızlık beraberinde şeker, tansiyon, karaciğer ve kalp hastalıklarını getirebilir.

Anti İnflamatuar diyet bu aşamada devreye girer. Kronik inflamasyonun getirdiği rahatsızlıkları minimuma indirmek için bu diyet şeklini uygulayabilirsiniz. Genelde Akdeniz yiyecekleri ağırlıklı olan bu beslenme şekli, kandaki CRP ve IL-6’yı azaltır. Bu değerler, inflamasyonun oranını gösteren değerlerdir ve yükselmesi olumsuz durumlara sebebiyet verebilir.

Anti İnflamatuar Beslenme Nasıl Uygulanır? Hangi Gıdalar Tüketilir?

Anti İnflamatuar beslenme şeklinde tüketimine ağırlık vermeniz gereken 5 besin grubu bulunur. Bazı besin gruplarında bulunan gıdaları sağlıklı olanlarla değiştirmeniz de gerekebilir. Birçok sağlıklı beslenme şekliyle benzerlik gösteren inflamatuar beslenmede Omega-3 ve Omega-6 dengesine de dikkat etmek önemlidir.

Bu beslenme şeklini uygularken tüketimine dikkat etmeniz gereken besin grupları şunlardır:

  1. Bu beslenme şeklinde rafine karbonhidratları, beyaz ekmeği, pirinci hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Bu besinlerin yerine tam tahılları tüketmeniz önemlidir. Aksi takdirde vücudunuzdaki inflamasyon artabilir. Bu da obezite ve insülin direncini beraberinde getirebilir.
  2. İşlenmiş gıdaların tüketimini azaltmanız gereklidir. Bu gıdalar bolca bitkisel yağ ve Omega-6 yağ asitleri bulundurur. İnflamasyonun azalması için ise Omega-3 tüketimini artırmak önemlidir.
  3. Bolca taze meyve ve sebze tüketmelisiniz. Özellikle çilek, ahududu, böğürtlen gibi kırmızı meyvelerle ananas ve üzüm gibi meyveleri tüketerek inflamasyonu azaltabilirsiniz. Brokoli, domates, avokado ve mantar da tüketilmesi gereken besinler arasındadır.
  4. Günde 2.5-3 litre veya vücudunuzun ihtiyacı kadar suyu tüketmeniz önemlidir. Yeşil çay tüketimiyle de inflamasyonu azaltabilirsiniz. Alkol tüketiminin fazlasından da kaçınmalısınız.
  5. Kırmızı biber, zerdeçal ve tarçın gibi baharatları bu beslenme şeklinde tüketerek inflamasyonla savaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Anti-İnflamatuar Beslenme
Diyetkolik Diyetisyenim, 20/10/2021


Anti-inflamatuar beslenmenin ne olduğunu ve nasıl uygulandığını küçük ipuçlarıyla anlatıyoruz.

Anti inflamatuar beslenme ya da diğer bir deyişle inflamatuar karşıtı beslenme bir çeşit Akdeniz diyeti olarak tanımlanabilir. Bu beslenme çeşidini açıklamadan önce “İnflamatuar”ın ne olduğunu anlayarak başlayalım. İnflamasyon, vücudun kendisini korumak için verdiği bir tepkidir. Bu tepki enfeksiyonlara, yaralanmalara ve hastalıklara karşı verilir. Vücudun bu tür rahatsızlıklara karşı geliştirdiği kızarıklık, şişkinlik, ağrı gibi tepkiler kısa süreli inflamasyonda görülür. Kronik inflamasyonda ise herhangi bir belirti göremeyebilirsiniz. Yani bu tür inflamasyon oldukça sessiz bir biçimde ilerleyebilir. Birçok durumda olduğu gibi inflamasyon da ilerlediğinde ciddi hastalıklara davetiye çıkarmış olursunuz. İşte inflamasyonun fazlasından kurtulmak ve çeşitli hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmek için anti inflamatuar diyet uygulanır. 

Anti İnflamatuar Beslenme Nedir? Ne İşe Yarar?

İlk bakışta korkutucu bir durummuş gibi görünse de inflamasyon aslında vücut için oldukça gereklidir. Vücudun kendini koruması ve hastalıklara karşı savunması için önemli olan inflamasyonun iki çeşidi vardır. Biri kısa süreli, akut inflamasyon; diğeri ise kronik inflamasyondur. Kronik inflamasyon vücut için biraz zararlı olabilir. Uzun süren bu rahatsızlık beraberinde şeker, tansiyon, karaciğer ve kalp hastalıklarını getirebilir.

Anti İnflamatuar diyet bu aşamada devreye girer. Kronik inflamasyonun getirdiği rahatsızlıkları minimuma indirmek için bu diyet şeklini uygulayabilirsiniz. Genelde Akdeniz yiyecekleri ağırlıklı olan bu beslenme şekli, kandaki CRP ve IL-6’yı azaltır. Bu değerler, inflamasyonun oranını gösteren değerlerdir ve yükselmesi olumsuz durumlara sebebiyet verebilir.

Anti İnflamatuar Beslenme Nasıl Uygulanır? Hangi Gıdalar Tüketilir?

Anti İnflamatuar beslenme şeklinde tüketimine ağırlık vermeniz gereken 5 besin grubu bulunur. Bazı besin gruplarında bulunan gıdaları sağlıklı olanlarla değiştirmeniz de gerekebilir. Birçok sağlıklı beslenme şekliyle benzerlik gösteren inflamatuar beslenmede Omega-3 ve Omega-6 dengesine de dikkat etmek önemlidir.

Bu beslenme şeklini uygularken tüketimine dikkat etmeniz gereken besin grupları şunlardır:

  1. Bu beslenme şeklinde rafine karbonhidratları, beyaz ekmeği, pirinci hayatınızdan çıkarmanız gerekir. Bu besinlerin yerine tam tahılları tüketmeniz önemlidir. Aksi takdirde vücudunuzdaki inflamasyon artabilir. Bu da obezite ve insülin direncini beraberinde getirebilir.
  2. İşlenmiş gıdaların tüketimini azaltmanız gereklidir. Bu gıdalar bolca bitkisel yağ ve Omega-6 yağ asitleri bulundurur. İnflamasyonun azalması için ise Omega-3 tüketimini artırmak önemlidir.
  3. Bolca taze meyve ve sebze tüketmelisiniz. Özellikle çilek, ahududu, böğürtlen gibi kırmızı meyvelerle ananas ve üzüm gibi meyveleri tüketerek inflamasyonu azaltabilirsiniz. Brokoli, domates, avokado ve mantar da tüketilmesi gereken besinler arasındadır.
  4. Günde 2.5-3 litre veya vücudunuzun ihtiyacı kadar suyu tüketmeniz önemlidir. Yeşil çay tüketimiyle de inflamasyonu azaltabilirsiniz. Alkol tüketiminin fazlasından da kaçınmalısınız.
  5. Kırmızı biber, zerdeçal ve tarçın gibi baharatları bu beslenme şeklinde tüketerek inflamasyonla savaşabilirsiniz.